Türklerin tarihsel süreç içerisinde oluşturdukları ve
benimsedikleri mutfak kültürlerini incelediğimiz bu yazı da mutfak kültürümüzü
ön plana çıkaracağız. Kısaca açıklamak gerekir ise, tarihsel süreç içerisinde
üç ana mutfak tanımlaması vardır.
• Yöresel ve Bölgesel Mutfaklarımız
• Osmanlı Saray Mutfağı
• Modern Türk Mutfağı
Yöresel ve Bölgesel Mutfak
Şimdi ki Türkiye cumhuriyeti topraklarına yayılmış çoğunluğu
Türk farklı halk ve toplulukların değişik iklim koşullarında yetiştirdikleri
hayvan ve bitkiler ile şekillenmiş kültür, yaşam biçimi, gelenekler ve dini
özelliklerin etkisiyle folklorik denilebilecek bugün ki yöresel veya bölgesel
mutfaklar ortaya çıkmıştır.
Bu mutfağın gelişimi tarihsel olarak. Göçebe bir
mutfak kültüründen, Anadolu’ya yerleşen Türkler. İran ve Bizans kültüründen
etkilenip kendine has özelliklere sahip bir mutfak oluşturmuşlardır. Tükler
birlikte yaşadıkları toplumların kültürlerini kendilerine uyarlayıp katmışlar
ve doğal isimleriyle korumuşlardır. Türk mutfağı tarih boyunca zenginleşme
özelliğini buradan almıştır.
Osmanlı Saray Mutfağı
Osmanlı saray mutfağını başkent İstanbul’da
gelişen yüksek mutfak anlayışı olarak tanımlayabiliriz. Ve 19. yy. dan itibaren
yazıya dökülmüş olan yemek kültürü olduğudur.
1884’de yayınlanmış olan Mehmet Kamil’in
“Melceü’t-Tabbahin” adlı yemek kitabından, Ekrem Muhittin Yeğen’in 1970’lerde
yayınlanan bugün yemek kitabı klasikleri arasında sayılabilecek olan “Alaturka
ve Alafranga Yemek Öğretimi” adlı 2 ciltlik yemek kitabına baktığımız zaman
bahsettiğimiz İstanbul Mutfak Anlayışını görürüz.
15. yy. da İstanbul’un fethi ile başlayan bir
süreç içinde 19. yy sonralarına kadar gelişen Osmanlı Saray Mutfak Kültürü
geleneğinde kuzu ve koyun etiyle hazırlanan kebab, yahni, külbastı, kızartma ve
köfteler, pirinç pilavı çeşitleri tahıl ve baklagillere dayanan et suyu ile
pişirilmiş çorbalar, yaş ve kuru meyveler ile hazırlanmış hoşaf, şerbet, şurup,
reçel, çevirmeler, börek çeşitleri, etli dolmalar, sebzeler ile hazırlanan bazı
tencere yemekleri, tavuk ve balık ile hazırlanan kebab, yahni ve külbastılar,
helva çeşitleri, sütlü tatlılar, baklava, güllaç ve kadayıf çeşitlerini
görürüz.
Modern Türk Mutfağı
Türkiye’de modern mutfağın öncüsü olarak
tanımlayabileceğimiz kişilerin başında Almanya’dan göç eden ve halen
İstanbul’da yaşamını sürdüren, Maximilian J.W. Thomae Türkiye’de ilk aşçılar
milli takımını 1995 yılın da kurmuş ve bir süre kaptanlığını başarıyla
yürütmüştür. Modern Türk mutfağı bilindik ve yeni tatların yeniden ve güzel
şekilde sunumu ve pişirilmesi olarak tanımlayabiliriz.
Onun yanında çalışan ve sonrasında milli takımın
başına geçen Eyüp Kemal Sevinç’in çıkardığı “Sonsuz Türk Mutfağı” adlı
kitabında bunu anlamak daha kolay. Boraniden bulgur köftesine, haydariden
ahtapot yahnisine bildik tatlar ve karidesli füme patlıcan, taze kekikli zeytin
çorbası, zerdeçallı ve avokadolu füme piliç salatası veya portakallı rokalı
pide. Farklı tatları modern bir yorumla kaynaştıran rakı dondurması,
pişmaniyeli cezerye ve kırmızıbiber tatlısı olarak tanımlayabiliriz.